Friday, Sep 10th

Son Guncelleme:04:37:55 PM GMT

Turkish Albanian English Macedonian
Buradasiniz Makedonya Haberler Harabati Baba külliyesi turizme kazandırılmayı bekliyor

Harabati Baba külliyesi turizme kazandırılmayı bekliyor

e-Posta Yazdır PDF

Şar Dağının eteklerinde asırlara meydan okuyan ve adeta zamanla yarışan tarihi Harabati Baba Tekkesi 1526 yılında yapılmış. Temellerini, Anadolu?dan Balkanlara gelen Sersem Ali Baba atmış.

Sersem Ali Baba aslında Kanuni Sultan Süleyman döneminde vezirmiş ve asıl adı da Server Ali Paşa?ymış. Diğer bir rivayet de bir sefer dönüşü Server Ali Paşa?nın tekkeden çok etkilendiği ve rütbelerini söküp Sersem Ali Baba olduğu, hatta ona bu yüzden "sersem" dendiği rivayet ediliyor. Sersem Ali Baba öldükten sonra buranın ikinci önemli ismi Harabati Baba olmuş. 16?ncı yüzyılda Malatya?dan Kalkandelen?e gelen Harabati Baba, tekkeyi genişleterek bir dergâh haline sokmuş. Yıllar boyu buradan Balkanlara hem Bektaşiliğin Babağan kolu yayılmış, hem dervişler yetiştirilmiş, hem de dergâhın geniş arazisinde tarım ve hayvancılık yapılmış. Ta ki 1945?e kadar. Eski Yugoslavya döneminde dergâh kapatılmış. 1970 itibarıyla bir de içinde kafelerin, restoranların, dükkânların olduğu bir eğlence merkezi açılınca dergâhlıktan eser kalmamış. Grafiğin en düştüğü nokta bu. Çıkış ise Yugoslavya?nın dağılmasıyla 1992?de başlıyor. Önce dergâhın kış evi ve meydan evi açılıyor. 2001?deki Ohri Çerçeve Anlaşması?ndan sonra kalan otel, restoran bölümü de kapatılıp dergâh dergâha benzer hale geliyor. Tarihi kayıtlarda Harabati Baba Vakfı Tekkesi olarak geçen bu kadim mekan, 70/80 yıl tekke olarak faaliyetten uzak kalmış. 1960?lı yıllarda Teteks adlı firma tarafından yıllarca otel ve lokanta olarak işletilmiş. Nihayet 1993 yılında, şu anda postnişin olan Baba Tahir Emini, arkadaşlarıyla beraber başlattıkları açlık greviyle yeniden bu mekanın bir tekke olarak faaliyet yapabilmesi iznini resmi idareden alabilmiş.

Osmanlı tekkelere el sürmemiş

Harabati Baba tekkesinin Osmanlı zamanında huzurlu bir dönem geçirdiğini tarihi kaynaklardan görüyoruz. Osmanlı idaresi dönemlerinde tekkenin dergahın bütün bölümleri faal vaziyetteymiş. "Olanlar Osmanlı'nın buralardan gidişiyle oldu. Tekke'nin fonksiyonu bu dönemden sonra iyice zayıflamaya başlamış." diyen kaynaklar, Osmanlı'nın hiç kimsenin inancına el sürmediğini ve herkesin hür yaşaması için elinden geleni yaptığını gösteriyor.

Tetova müftüsü Ali Ferki Efendi Esati: Tekke Vakıf malıdır

"Arabati Baba Tekke kompleksi bir vakıf malıdır. Vakıf malları da İslam Birliğine aittir. Osmanlının bu topraklardan çekilmesi ile, bütün vakıf malları İslâm Birliğine verilmiştir. Fakat komunizim zamanında bazı kanunlar çıkarıldı ve devlet bütün vakıf mallarını ele geçirdi. Bu kapsamda tekke de devletin eline geçti. Ardından tekkenin içinde bulunan cami yerini bir galeri müzesine çeviriyorlar. Kompleksin diğer bölümleri Teteks sanayi bölgesinin hizmetine veriliyor. Demokrasinin gelmesi ile beraber İslam Birliğinin bütün vakıf mallarınının ademi merkezileşmesi ile, yani tekrar yeniden iade kanunu ile problemler olduğu gibi, Arabati Baba tekke?sini de kanunen hala kendi bünyesi içine alamadı. İslam Birliği vakıf yerlerinin İslam Birliğine tekrar iade edilmesi için inisiyatiflerde bulunmuştur, fakat bugüne kadar hala bir cevap gelmemiştir. 2001 yılından sonra biz Kalkandelen müftülüğü olarak bir inisiyatif başlattık ve kompleksin içine girdik. Kompleksin içinde bulunan camiyi açtık ve şu anda cami vazifesini sürdürmektedir. Kompleksin içinde diğer binalar da bizim kontrölümüz altında faaliyet göstermektedir. En yakın zamanda, kompleksin İslam Birliğine tekrar iade edileceğine inanıyoruz." diyen Müftü "Kalkandelen'de Osmanlıdan kalan iki tarihi yer var, biri Paşa camii diğeri ise Arabati Baba Tekke kompleksi. Şüphesiz ki bu tarihi binaların değeri çok büyüktür ve biz orasının iyi kullanılmasını ve gereken yerlerin onarılmasını istiyoruz. Böyle bir inisiyatifin alınması için tarihi ve kültürel binaların onarım ve korunma organı ile beraber hareket edilmesi lazım. Plan ve düşünce olarak tekke kompleksinin tarihi bir yer olması itibari ile canlanmasının gerektiğine inanıyoruz. Bununla alakalı da bizim değişik düşüncelerimiz ve planlarımız var, fakat bunların gerçekleşmesi için ilk önce kararın ademi merkeziyetçilik komisyonundan çıması lazım." dedi.

Tekke camisi cemaatle dolup taşıyor

Harabati Baba Külliyesinin bir binası da mescittir. Zamanla kapalı tutulan ve hasar gören mescit kısmı şu anda ibadethane olarak kullanılıyor. Makedonya İslam Birliği'nin camide imam olarak görevlendirdiği Zeynullah Yusufi, tekke külliyesi içerisinde bulunan mescidin, caminin imamı. 2002 yılında ibadete açılan caminin o günden bugüne imamlığını yapan Yusufi, Harabati Baba Külliyesi içerisinde bulunan mescidin cemaatinin çok olduğunu söylüyor. Öğlen namazına denk gelen ziyaretimizde biz de bunun şahidi olduk. "Sadece mahalleli değil, camiye bölgeden gelenler de var. Hemen yanı başımızda bektaşi dergahı var." diyen Yusufi, dervişlerle aralarında herhangi bir sıkıntının olmadığını ancak külliyenin İslam Birliğine ait olduğunu ve bu mekanın bir vakıf yeri olduğunu söyledi. Yusufi, hiç kimsenin inancına müdahalede bulunmak istemediklerini ancak, Bektaşilerin camiye gelmek istemediklerini ve bunun rahatsızlık veren bir hadise olduğunu açıkladı.

Şadırvan ihtişamıyla ziyaretçileri büyülüyor

Büyüklük bakımından dünyadaki Bektaşi tekkelerinin dördüncü sırasında yer alan ve beşyüz yılı aşan bir geçmişe sahip olan bu tarihi mekan oldukça nostaljik ve tarihi objelerle dolu bir özelliğe sahip. Bir tarafta kitabesinde,

Elhamdü lillah selsebil oldu bu çeşme kemâl

Sahibu?lhayrat Recep Paşa?ya gelmeye zevâl

Ey gelen içün sudan, tarihine kıl nazar

Nûş edüp İmam Hüseyn?in aşkına âbı zülâl...

yazılı tarihi çeşme, bir yanda Harabati Baba?nın kabri, diğer yanda mescidin avlusunda vaktiyle aşure dağıtımı için kullanılan koca koca küpler, öte yanda tavanında nefis oyma işlemeler bulunan şadırvan ve hiç evlenmeyerek kendini dine ve dini faaliyetlere vakfetmiş olan Recep Paşa?nın kızı merhume Fatıma Hanım?ın evi.

Tekkenin duvarları onarılıyor

Makedonya Milli Konzervasyon Merkezi Müdürü Behicüddin Şehabi, Harabati Baba tekkesinin dış duvarlarının kurumları tarafından onarıldığını söylüyor. Şehabi, "Harabati Baba tekkesi önemli bir tarihi ve kültür eseridir. Dolayısıyla kurumumuz Kültür Bakanlığının yıllık bütçesi çerçevesinde hazırlanan proje üzerine avlu duvarlarının restorasyonunu yapmaktadır. Projenin birinci aşaması tamamlandı. Bu aşamada giriş kapısı daha doğrusu bir zamanlar harman kapı dediğimiz kapıyı onardık. Kapı onarımı tamamlandıktan sonra, duvarların onarımına başladık. Yaklaşık 100 metre duvarın restorasyonunu yapıyoruz. Duvarları bir metre daha yüksek yapıyoruz. Komünizm döneminde tekkenin duvarları bir metre aşağıya indirilmişti. Biz duvarları aslına uygun bir şekilde onarıyoruz." şeklinde konuştu.

Tarihi kaynaklar ne diyor

Söz konusu dergâh Kalkandelen vilayetini sarmalayan Şipkovitsa dağlarının eteklerinde yer almaktadır. Dergâha, değişik dönemlerde; Sersem Ali Baba Dergâhı, Harabati Sultan Dergâhı, Tetova Dergâhı, Kalkandelen Dergâhı, Zuhurat Baba Dergâhı... gibi isimler verilmiştir. Makedonya vakıf kayıtlarında Mahrem Baba Dergâhı kaydı da bulunmaktadır. Dergâhın ilk kurucusunun Sersem Ali Dede baba olduğu bilinmektedir. Sersem Ali Baba, Kanûni Sultan Süleyman?ın zevcelerinden Mâhi Devrân Sultan?ın ağabeyidir. Tarihe kayıtlı olan ismi Server Paşa olup, Kanûni?nin Sadri âzamlarındandır. Enderûn?da yetişmiş bir devşirmedir. Acemi oğlanlığı esnasında, Bektaşi tarikatına intisab etmiştir. Mürşidi, ünlü Balım Sultan?dır. Yaklaşan Kalender Çelebi isyanından haberdar olması nedeniyle (Kalender Çelebi, ünlü Bektaşi Azize?si Kadıncık Ana ve eşleri İdris Hoca Efendi?nin küçük torunlarıdır) bir siyaset adamı olarak zor durumda kalmış ve ayak divanına çıkarak Kanuni?den Sadrazamlık görevinden azlini talep ederek, Hacı Bektaş Dergâhı?na yerleşme izni istemesi üzerine; padişah kendisine: "Bundan böyle senin ismin Server depil, Sersem olsun" der. Bunun üzerine lakâbı Sersem Ali Baba olarak anılmaya başlar.

ENİS EMİN, AHMET OSMANİ   KALKANDELEN



Sayfayı Paylaş

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Özlü Sözler

İnsanları iki şey mahveder: Fazla mal toplama hırsı ve çok konuşmak.
İbrahim en-Nehâi -

Pazarce.COM

Pazarce.com

AnalyticaMK.ORG

Pazarce.com

emdesign.tk

analytica